Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Helene Flautre’nin, “Yaşlı Avrupa’nın vize paranoyasını değiştirmeliyiz” sözleri ile damga vurduğu uluslararası konferansta, Bakan Bağış, Türkiye’nin vize konusunda aldığı önlemlerle çok yakında AB’nin samimiyetini sınayacağına dikkat çekti.
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye’ye uygulanan vizenin hukuka ve hakkaniyete sığmadığını ifade ederek, “Vizeler eninde sonunda kalkacak ama önce zihindeki vizelerin, önyargıların kalkması lazım. Avrupa Birliği’nin en önemli engeli, Türkiye için duyduğu önyargılardır” dedi.
Avrupa Forumu Derneği tarafından düzenlenen ‘Türkiye ve AB Ülkeleri Arasında Kişilerin Serbest Dolaşımı ve Vize Sorunları’ konulu uluslararası konferansın açılış konuşması ile gerçekleşti.
Ticaretin önündeki engelleri kaldırmak için İtalya ve Fransa ile vize anlaşmaları yaptığını da belirten Topçu, AB’ye, Türkiye’nin üyeliğinin bir tehdit değil, bir fırsat olacağının anlatılması gerektiğine dikkat çekerek, “Türkiye gibi bir ülkeyi içine alan Avrupa Birliği küresel sistemin bir numaralı aktörü haline gelecek ve dünyada daha çok söz sahibi olacak” şeklinde konuştu.
80’DEN SONRA KONULDU
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, tüm Türkiye’nin geleceğini belirleyecek olan AB yolunda, herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin AB sürecinin Adnan Menderes ile başladığını, ancak uzun bir dönem görüşmelere geçilemediğini hatırlatan Bağış, şunları söyledi: “Bunda suçu olanlar arasında darbe yapanlar, ‘Bu işin yolu Diyarbakır’dan geçer’ diyenler, başını kuma gömenler var. Vize konusunda Türkiye’nin de hataları var. Mesela vizeler Türkiye’ye, 1980 askeri darbesinin ardından konuldu. O nedenle Türkiye’nin daha şeffaf, daha demokratik bir ülke olmasını önemsiyorum. Anayasa değişikliğini çok önemsiyorum. Bunu tüm vatandaşlarımızla birlikte çözeceğiz. Türkiye’nin sivil bir anayasaya ihtiyacı var.”
ÖNLEMLERİMİZİ ALIRIZ
Türkiye’nin AB sürecindeki engelleri tek tek aşacağını belirten Bağış, biyometrik pasaport uygulamasına 1 Haziran’da geçileceğini anımsatarak, Türkiye’nin sivil sınır güvenlik teşkilatına da ihtiyacı bulunduğunu, bunun için çalışmaların devam ettiğini söyledi.
AB sürecinde Türkiye’nin çözmesi gereken bir diğer teknik sorunun da, geri kabul anlaşmasının yapılanması olduğunu ifade eden Bağış, bu konuda gerek kendi Bakanlığının, gerek Dışişleri Bakanlığı’nın yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu anlattı. Bağış, “Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra AB, tarihinin en kritik samimiyet sınavıyla baş başa kalacak. AB’nin o zaman ne kadar etik olduğunu hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.
Avusturya, gerekli adımları atmaya hazır
Avusturya’nın Ankara Büyükelçisi Heidemaria Gürer, Avusturya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin ciddi anlamda geliştiğine dikkat çekerek, “Vize süreci önemli; birçok uzman bunu inceledi. Avusturya bu konuda yardım etmeye ve gerekli olan politik adımları atmaya hazır. Vize kolaylığının getireceği sorunlara Schengen ülkelerinin birlikte karar vermesi lazım. Biz, vize başvurularını olabildiğince kolaylaştırıyoruz ve başarılı sonuçlar aldık. Avusturya, vize konusuna samimi bir şekilde yaklaşıyor” diye konuştu.
Türkler, AB topraklarında serbestçe gezebilmeli
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Helene Flautre, gelişme, kalkınma ve insan hakları için serbest dolaşımın önemli olduğunu belirterek, “Hepimiz, Avrupa’nın geleceği için vizelerin kaldırılması konusunda yapılan çalışmalara destek olmalıyız. Biz, şu an Avrupa’daki siyasetçiler olarak bir ikilem yaşıyoruz. Avrupa’daki siyasiler genel siyaset içinde hareket ediyorlar ve göçmenlik konularında çok fazla sınır getiriyorlar. Böylece insanların serbest dolaşımına engel oluyorlar. Paranoyak olan bu politikaların değiştirilmesini sağlamalıyız. Yaşlı Avrupa’nın bu paranoyasını değiştirmeliyiz. Ben de enerjimi bunun için harcamayı planlıyorum. Tüm Türk vatandaşları AB topraklarında serbestçe gezebilmeli” diye konuştu. Türkiye’nin önümüzdeki süreçte AB’ye üye olmayı beklediğini belirten Flautre, Türkiye’nin de yapması gereken ödevleri bulunduğunu kaydetti. Türkiye ile AB bünyesinde önyargıların kaldırılıp işbirliğinin sağlanabileceğine inandığını vurgulayan Flautre, bu tür toplantıların da bunu sağladığını söyledi.
Farklılıklara saygılı bir Avrupa
Avrupa Forumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Erich Gornik, Alpbach Forumu ile ilgili bilgi vererek, forumun Avrupa’daki ihtilafları yok etme, ortadan kaldırma yönündeki çalışmalarına dikkat çekti. Gornik, “Yıllık toplantılarımızda, hâlâ Avrupa’nın farklı bölgelerinde ihtilafları bertaraf etmek yönünde hizmet veriyoruz. Birbiri ile iletişim kurabilen bir Avrupa için kulüpler oluşturuyoruz. Fikirlerimizi bir sonraki kuşağın beyinlerine kazıyabilirsek, insanların da serbest dolaşımı mümkün olacak. Gençlerin bize katılımı önemli. Avrupa, 200 yıldır dünyayı yönetiyor ve farklı kültürleri içinde barındırıyor; bunlar bizim zenginliklerimiz. Bu farklılıklar Avrupa’nın çoklu kültürel gelişimini de sağlayacak. Amacımız, farklı ulusların ve farklı kültürlerin birbirine saygı duyduğu, açık olduğu bir Avrupa Birliği” şeklinde konuştu.